
|
Şahsenem Özbekistan'da doğdu. 9 çocuklu ailenin 8.
çocuğudur. 5'i kız, 3'ü erkek 8 kardeşi vardır. Annesi Sultan Paşşa Hanım anaokulu öğretmeni, Babası ise marangozdu.
Sovyetler Birliği içerisindeki Türk Cumhuriyetleri'nden
Özbekistan'da, kalabalık bir aile oldukları için çok zengin
değillerdi.
El Harezmi Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden başarıyla mezun oldu. 15-16 yaşlarında Özbekistan'ın ünlü hocalarından şan ve müzik dersleri aldı. Şahsenem, Özbek Sanat Müziği ustası Rüsmet Yusupov ve ustad Alla Bergen tarafından Özbek Sanat Müziğinin derslerini aldı.
Kendi ülkesi olan Özbekistan'da bir çok konser veren
Şahsenem, Özbek halkı tarafından "Özbekistan'ın Tarkan'ı " diye
tanımlanıyor. Aynı zamanda Özbek Devlet Flarmonisi sanatçısı
olan Şahsenem, Özbekistan'da 'Şahsenem Kiliçeva' olarak
tanınıyor. 1991 senesinde Özbek film yapımcıları, Şahsenem'in fotojenik yüzü olduğunu ekranlardan keşfettiler ve ona, sinema film teklifleri yağmaya başladı. İki sinema filminde başrol oynadı ve kendi parçalarını seslendirdi. Birincisi "Kim Deli" isimli Kino Komedisi, diğeri ise "Günah" isimli filmlerdir.
'Akacak kan damarda durmaz ' misali Şahsenem'de Özbekistan'da başarıdan başarıya koşup, hergün adının ününü biraz daha arttırdıktan sonra Özbek kalıplarının dışına, yurtdışına açılmaya karar verdi. Ve bundan dolayı Özbekistan'daki bir çok sinema projesini dondurdu. Çünkü, Şahsenem Türkiye'ye yerleşti. Ve bir gün sinema ile ilgili projelerini (özellikle tarihi film projelerini) hayata geçireceğini biliyor. 1992 yılında konser turnesi için Türkiye'ye gelen Şahsenem,
burada 20 tane konser verdi. Ve turne sırasında Türkiye'de kalma
kararı aldı. Bir ülkenin zirveye çıkan sanatçısı olarak,
yurtdışına çıktıktan sonra Şahsenem için ikinci bir hayat
başladı. Bu yeni yaşamında 4 sene şarkı söylemeden bir hayat
mücadelesi verdi. Yani yeni bir hayat okulu okudu. Türkiye'de
uzun süre kalabilmek ve vatandaşlık hakkını alabilmek için büyük
bir savaştı bu hayat okulu.
Ve Şahsenem bu konu ile ilgili :"Türkiye'de müzik yapmak istiyorsan ilk önce Türki insanını yaşaman gereklidir" der. İşte, Şahsenem'in başarısının sırrı buydu.
Şahsenem'in çifte mutluluğu Şu sıralar sekiz yıl üzerinde uğraştığı “HER ŞEY BOŞ ŞU YALANCI DÜNYADA” isimli albümünü ATİ müzik etiketiyle piyasaya süren sevilen sanatçı Şahsenem çifte heyecan ve mutluluk yaşıyor. Biri şimdiden albüm çalışmasına verilen güzel tepkiler, diğeri Şahsenem'in 9 yaşındaki oğlu Anilin oyunculuk başarısı. Ulusal kanallarda yayınlanan dizilerin bir çoğunda baş rol oynayan Anil, izleyiciler, yönetmen ve yapımcılar tarafından çok seviliyor. Aynı zamanda üstün başarısından ötürü olağan üstü takdir topluyor. Anil gelecekte hem çok büyük oyuncu ve ayni zamanda en iyi dublaj sesi olacak. Sanatçı Şahsenem: Oğlumun anne ve babası gibi sanat yolundan gitmesi beni çok mutlu ediyor. Anil istisna bir çocuk 9 yaşına rağmen 4 dil biliyor (Türkçe farsça Azerice ve İngilizce ) yoğun çalışma temposuna rağmen okul birincisidir. Ben böyle azimli bir çocuk görmedim. Zaten hayalleri de kendisi gibi sıra dışıdır, daha şimdiden Hollywood'da oynamanın yollarını aramakta. Anil özel bir çocuk, yakına herkes buna şahit olacak dedi. Boş zamanları babasıyla birlikte resim de yapıyor. Benim oğlum doğuştan sanatçı ,onu ben keşif ettim. Bu yolda ilerlemesi için elimden gelen desteği çocuğuma vereceğim. Bu konuda oğlum çok şanslı. Şahsenem'in eşi dünyaca ünlü ressam aynı zamanda profesyonel sinema oyuncusu olan Armin Pourheidari bu konuyla ilgili: Oğlum Anil ve eşim Şahsenem'in menajerliğini yapıyorum ailemin haklarını en iyi ben korurum dedi. Oğlumun koçluğunu da ben yapıyorum ama o kadar başarılı bir oyuncu ki benim bir şey yapmama gerek kalmıyor. Buna bir örnekte son oynadığı ATV'nin başarılı dizisi “Kalp ağrısın'daki Can rolüydü. Her bir sahneyi tek seferde hatasız oynayan Anil dizinin başarılı yönetmeni Ayşe hanımı da kendine hayran bıraktı. Öyle ki bazen seti bırakıp Anil'le oynamaya başlıyordu, buda beni aşırı gururlandırdı . Anile başka bir teklif de “ES ES” dizisinden geldi. Ön görüşmeleri yapıldı. Yalnız çekimler Eskişehir'de olduğu için gidip gitmeyeceğini Anil'e bıraktık. Oda birkaç gün içinde düşünüp kararını verecek. Ayrıca başka dizilerin yönetmenleri de Anil'in başarısını görünce dizide Anil'e özel senaryo yazdırmayı bile planlıyorlar. Hem oğlumun ve ayni zamanda eşim Şahsenem'in işlerini yürütmek bir hayli yoğun olsa da benim için bir gururdur dedi. Sahneye çıktıklarında öyle bir devleşiyorlar ki ben bile şaşırıyorum ve koltuğuma yayılıp gururla izlemekten başka bir şey yapamıyorum, dolayısıyla ikisi içinde gereken her şeyi yapıyorum, yapacağımda. İkisinin de hak ettiği noktaya ulaşması için canımı bile veririm. İki başarılı yıldızla bir arada yaşamak ve çalışmak bana zevk veriyor. Yapacağım yeni yağlı boya tablolarım için de ilham veriyor. Bu arada reklam sektörünün aranan yüzü haline gelen Anil önümüzdeki günlerde artık büyük firmaların reklam filmlerinde boy gösterecek. Bunlardan birkaç örnek: Ülker ve TTNET. Anil'e gelen reklam tekliflerinde çok secici davranıyoruz. Ekran güzel yüzü sever, dolayısıyla hem çocuğumuzun yüzünü eskitmemek hem bu yolda büyük işlere imza atarak başlaması daha doğru olur. Eşime gelince de , biz zaten ”Sanatçıdan eş veya Anne olmaz” lafını ortada olan şeylerle çürütmeyi başardık. Eşim sahnede dev bir sanatçı, evde de mükemmel bir anne ve benim içinde harika ve benzeri bulunmaz bir eştir. Eşimi çok seviyorum onun için canım feda olsun hep Allah'ıma şükrediyorum eşim ve oğlum, Allahın bana verdiği en büyük ödül olsa gerek. Kısacası 3 kişilik mutlu bir aileyiz bir vücudun beyni ruhu kalbi gibi birbirimize bağlı ve aşığız. Birimiz olmadan diğerimiz yaşayamayız, bu bizim hayatımızın gerçek felsefesidir. Allah herkese böyle bir aile nasip etsin.
1997'de ilk albümü olan 'Seyyah' ile Türk müzik
dünyasındaki yerini aldı. Özbek yöresine ait takıları, kendine
özgü giyim tarzı ile Türk halkına özlediği duyguları getiren Şahsenem, onların özlemini şarkılarıyla dindirdi. Biranda sesi,
yorumu ve güzelliği ile Türk halkının sonsuz sevgisini kazandı.
Kaset satışları ile büyük bir başarı elde etti. Gözyaşlarım
Anlatır, O Bu Gece Gelecek, Nar Tanem, Seyyah... vb. parçaları
hala dillerden düşmeyen parçalar olmuştur. 3 yıl aradan sonra 2000 yılında, ikinci albümü 'Efsane Aşk' ile yine sevenleriyle buluşmuş ve artık onların gönlünde ölümsüzleşmiştir. 2006 yılında ise Kısasa Kısas Albümü ile yine sevenlerinin gönlünde taht kurmuştur. Halen müzik çalışmalarını Türkiye'de sürdüren Şahsenem, "Herşey Boş Şu Yalancı Dünyada" isimli dördüncü albümünü 31 Mart 2010 tarihinde piyasaya çıkarmış olup, sevenlerinin beğenisine sunmuştur. ŞAHSENEM'İN KUAFÖRÜ
V_A_S KUAFÖR AKÇA GÜMÜŞ |